Home Röportajlar Belçika Milletvekili Mahinur Özdemir ile görüştük
Belçika Milletvekili Mahinur Özdemir ile görüştük

Belçika Milletvekili Mahinur Özdemir ile görüştük

Mahinur Özdemir kimdir?

7 Kasım 1982 Brüksel, Schaerbeek doğumlu Türk asıllı Belçikalı siyasetçi Mahinur Özdemir, 2009 yılından bu yana Belçika milletvekili olarak görev yapıyor. Brüksel ULB Üniversitesi İnsan Kaynakları bölümünde lisans, Kamu Yönetimi alanında ise yüksek lisansını tamamlayan Mahinur Özdemir,  Türkçe ve Fransızca’nın yanı sıra Flemenkçe ve İngilizce de konuşmaktadır. 24 Haziran 2009’da Frankofon kesiminin cdH partisinden (Merkez Demokrat Hümanist) tercihli oylarla Brüksel Meclisi’ne 26 yaşında en genç Milletvekili olarak seçilmiştir. Böylece Avrupa’da ve Belçika’da vekil seçilen ilk başörtülü milletvekili olmuştur.

Siyasi Kariyeri:

2003 yılında Merkez Demokrat Parti’ye üyeliğiyle doğup, büyüdüğü Belçika’da siyasi yaşama katılan Özdemir; 2006 yılında Türklerin de yoğun olarak yaşadığı Schaerbeek Belediye Meclisi seçimlerinde partisinin listesinden aday gösterilir. Başörtüsünden ötürü yaşadığı çeşitli tereddütleri tabanının ve partisinin desteğiyle aşar ve halkın teveccühü ile Belediye Meclisine en genç üye olarak girer.

2006 yılında yüksek lisans eğitimi devam ederken bir yandan da siyasi kariyerinde önemli çalışmalara imza atmaktadır. O dönem Merkez Demokrat Parti’nin lideri,  şu anda Frankofon Topluluğu Eğitim Bakanı olan Joëlle Milquet genç adaylarla yaptığı görüşmeler kapsamında Özdemir ile de görüşür. Mahinur Hanım bize Bayan Milquet ile yaptıkları görüşmede, Milquet’in ‘Nasıl olur da 22-23 yaşındaki bir insan Schaerbeek gibi böyle büyük bir belediyede bu kadar fazla tercihli oy alabilir?’’ dediğini ve bu durumun o dönemki parti liderini etkilediğini ifade etti.

Mahinur Özdemir, master eğitimi devam ederken aynı zamanda Merkez Demokrat Parti Genel Merkezinde siyasi departmanda görev alır. Parti liderinin danışmanlığını yapar ve bir dönem özel kalem müdürlüğünü yürütür.

CdH Hıristiyan Demokrat Parti’den Merkez Demokrat Hümanist Parti’ye dönüşürken Mahinur Hanım başörtüsü dolayısıyla şöyle tepkiler aldığını ifade etti: ‘Parti’nin içerisinden bazılarının biz haçları cebimize koyarken sen başörtü ile geldin gibi eleştirileri olmuştu. Biz toplum geliştiği için haçlarımızı cebimize koyduk, sekülerleştik ve bunu da bazen istemeyerek yaptık ama sen başörtünü bize empoze ettin, ona adapte olmak zorunda kaldık” gibisinden eleştiriler oldu.

Belçika’da Siyaset ve Toplum Yapısı:

Belçika’da federal bir sistem işlemektedir. Üç bölge vardır. Flaman, Valon, Başkent Brüksel bölgeleri. Büyük şemsiyede 150 federal vekil vardır. 3 bölge parlamentosu vardır. Flaman bölgesi parlamentosu ve hükümeti, Brüksel parlamentosu ve hükümeti;  Valon parlamentosu ve hükümeti.

Genel olarak federal yönetimden ötürü eğitim politikaları bölgeler tarafından şekilleniyor. Bazı konular net bir şekilde bölgelerin iradesi altında bazı konular da federal devlete aittir. Federal devlet genelde İçişleri Bakanlığı, Dışişleri’nin diplomatik misyonları, Milli Savunma, Adalet Bakanlığı vs gibi alanlarda söz sahibidir. Sağlık Bakanlığı’nın bir kısmı bölgelerin, diğer kısmı Federal’in yönetimindedir.

Ermeni soykırımı iddiaları ve sonrasında gelişen süreç:

2014 yılında daha önceki Merkez Demokrat Parti tüzüklerinde görülmemiş bir uygulama ile tüzüğe bir madde eklenir ve adaylardan Belçika’nın uluslararası alanda tanıdığı soykırımları tanıdıklarını teyit eden bir metne imza atmaları talep edilir. Mahinur Özdemir ve diğer Türk adaylar, deontolojik kod diye adlandırılan çerçeve metnini imzalarlar. Mahinur Hanımın ifade ettiğine göre o dönem parti yetkilileri Türk kökenli adaylara, adaylık sürecinde “bakın bu Ermeni meselesiyle alakalı değildir, Belçika devletinin tanıdığı uluslararası alanda kabul görülmüş soykırımlar ile sınırlıdır; sizi bağlayıcı bir yanı yoktur” diye güvence verirler.

Ardından süreç farklı bir şekilde işlemeye başlar. Mahinur Hanım hiçbir olay veya polemik yaşanmadan aniden Merkez Demokrat Parti’nin Disiplin Kuruluna sevk edilir. “Artık Ermeni Soykırımını tanıyacaksın” diye ayrı bir metin imzalaması istenir. O süreci Mahinur Hanım şöyle anlatıyor: “Benim partiden ihracım söz konusuyken, Belçika henüz soykırımı tanımıyordu. Bana ayrı bir metin imzalatılmak istendiğinde, neden ayrı bir metne tabi tutulduğumu, bütün milletvekilleri gibi benim de deontolojik koda imza attığımı ifade ettim. “Deontolojik koda aykırı bir davranışta bulunduysam neden bana ayrı bir metin imzalatıyorsunuz?” diye tepki gösterdim.’’

Mahinur Özdemir partisinin kendisine karşı bu dayatmasına karşı çıkarak ayrı bir metni imzalamayı reddeder ve ardından partiden ihraç süreci başlar.

23 Temmuz 2015 Belçika Parlamentosu, Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili karar tasarısını oy birliğiyle kabul etti.

Mahinur Hanım tüm bu yaşanan hukuksuzluklara ve haksızlığa rağmen Belçika’ya olan aidiyet hissiyatının sarsılmadığını ve hayata kırgınlıklarla değil yapıcı taraflarıyla baktığını ve bunu bir tecrübe olarak gördüğünü ifade ediyor.

Vekillik süresinin dolmasına daha 3.5 yıl olan Özdemir; kadınların ve çocukların daha iyi temsil edilmesi için çalışmaya devam edeceğini, kişisel hak ve özgürlükler konusunun üzerinde hassasiyetle duracağının altını çizerken daha yapacak çok işinin olduğunu ifade ediyor.

Belçika’daki Türk Toplumu

Belçikalı Türk toplumu hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Türk toplumu uyumlu bir toplum, sosyo-ekonomik olarak da girişimci bir toplumdur. En azından dönerci bile olsa bir ticari teşebbüste bulunmaya çalışır. Bunun dışında artık işleri biraz büyüten yatırımcılarımız da oluştu. Bu yüzden, Türk toplumunun Belçika’ya hakikaten ekonomik katkıda bulunan bir toplum olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz.

Eğitim konusuna gelirsek, Türk toplumunda üniversiteye gidenlerin oranı %10. Milli ortalamanın %45 olduğu Belçika’da, bu ÿuzdenin bir hayli düşük olduğunu söyleyebiliriz. Bunun ana nedeni, genç yaşta iş hayatına atılmak isteyen bir toplumun olmasıdır. Bu noktada ailelere çok büyük görevler düşüyor. 50 senedir Belçika’da bulunan bir toplumdan daha fazla yüksek eğitim almış bireyler olması çok önemlidir. Fakat şu an için ne yazik ki istediğimiz durumda olduğumuz söylenenemez.

Eğitim sıkıntılarından bir tanesi de Fransızca veya Flemenkçe’yi yani Belçika’nin iki resmi dilini yeterince kavrayamamanın getirdiği zorluklardır. Burada doğan bir gencin aile içinde çoğunlukla bozuk diye tabir edebileceğimiz bir Türkçe’yi konuşması onun her konuştuğu dilde kelime haznesinin çok zayıf olmasında büyük bir etkendir. Bu dil yetersizliği de kendisine akademik alanda sıkıntı yaşatması da kaçınılmazdır.

Siyasete gelirsek, siyasi dünyada Türk toplumu Belçika’da çok başarılıdır. Siyasete katılım, STK’larda aktiflik gibi konulara bakarsak, Belçikalı Türk her geçen gün siyasi bilincini güçlendirmektedir. Yalnız siyaset dışı noktalarda faaliyetlerimiz biraz daha azdır. Örneğin bürokraside etkinliğimiz çok sınırlıdır. Halbuki Fas toplumu bürokrasi ve akademik dünyada çok daha aktiftirler.

‘’Bir yurttaşlık misyonu üstlenmek istedim. Şuna inanıyorum: insanlar hayatlarında ya aktördür ya da figüran. Ben aktör olmaya karar verdim çünkü sorunlardan şikâyet etmek yerine çözümün bir parçası olmak istedim. ‘’

Sayın milletvekiline, gerçekleştirdiğimiz bu keyifli sohbet için tekrar şükranlarımızı sunuyoruz.

Senyerli

Comment(1)

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir