Home Aktüalite Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları

Eskiden ordularlarla savaşılırdı, düşmanlar karşılıklı olarak muhataplarını ölçüp, biçebilirdi. Günümüzde gayri-nizami harp, nizami harbin önüne geçti. Sosyal medya üzerinden kitlelerin mobilize edilip, çeşitli manipülasyonlarla halk hareketlerinin örgütlemesi, ulusal veri güvenliğini tehdit eden siber korsanlarlardan; e-maillerinizi, google aramalarınızı, alışveriş yaptığınız siteleri ve dahasını takip eden ve tercihlerinizin algoritmasını çıkaran bir mekanizmadan bahsediyoruz.

Darbelerle demokrasi yaşantısına çeşitli periyotlarla sekte vurulmuş bir ülkenin vatandaşları olarak (27 Mayıs, 12 Eylül, 12 Mart, 28 Şubat, 27 Nisan ve bildiğimiz bilmediğimiz birçok teşebbüs) askeri erkin bu bağlamdaki müdahale biçimlerine hakimiz. Bu olayların dokusunu ancak tarihin bize anlattığı kadarıyla bilebiliyoruz. Örneğin, 12 Mart Müdahalesinde dönemin Başbakanı müdahalenin bizzat Amerika Birleşik Devletleri tarafından teşvik edildiğini belirtirken; dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil biraz daha ileri giderek ‘’12 Mart’ın arkasında CIA vardır, haşhaş vardır.’’ [1] demiştir. Şüphesiz bu ifadelerin ‘’egemen’’ bir devletin en üst düzey aktörleri tarafından dile getirilmiş olması, sarsıcıdır.

201504041243_AYŞE3Küresel düzen içerisinde hegemon güç olan ve düzensizliği düzenleyen Amerikan İmparatorluğu[2], dünyanın dört bir yanında kendi güç unsurlarının saç ayakları olan stratejik havzalarda (boğazlar, kanallar, enerji koridorları) çeşitli biçimlerde müdahalelerde bulunuyor. Bu bazen Türkiye’de 1970’li yıllarda olduğu gibi bir askeri müdahale şeklinde, siyasetçilerin yapamayacağı hamlelerin darbeci generaller vasıtasıyla yaptırılması[3] bağlamında olurken, İran’da petrolün millileştirilmesi çalışmalarını yapan, seçilmiş Başbakan Muhammed Musaddık’ın, CIA’in organize ettiği Kermit Roosevelt tarafından yürürlüğe konulan darbeyle alaşağı edilmesiyle sonuçlanmıştı. Amerikalılar yaptıkları bu operasyonu 2013 yılında resmen kabul etmişlerdi. (CIA’in 1953’teki İran darbesinde rol oynadığı belgelendi)

Ekvator lideri Roldós ve Panama lideri Torrijos ülkelerinde vatandaşlarının menfaatleri üzere politika yaptıklarından ötürü Washington ile ters düşmüşler ve ansızın bir uçak kazası ile hayata veda etmişlerdi.

Omar’ın ideali özgürlüktür, bir ideali yok edecek füze, henüz icat edilmemiştir.  (Panama’nın esrarengiz bir uçak kazasınca vefat eden lideri Omar Torrijos)

Ama artık küreselleşen dünyada yeni usullerle imparatorluk gücüne güç katıyordu. Yeni usulleri bir ‘’ekonomik tetikçi’’ John Perkins kendi hikayesini Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı – NSA’ya kabulünden üst düzey danışmanlık şirketlerinde baş ekonomist olarak yaptığı çalışmaları aktardığı eserinde şöyle anlatıyor:

‘’İşim, dünya liderlerini, ABD’nin ticari çıkarlarını gözeten büyük bir ağın parçası olmaya teşvik etmek. Sonunda bu liderler, sadakatlerini garanti edecek şekilde bir borç batağına saplanır. Sonra da onları politik, ekonomik ya da askeri ihtiyaçlarımız için ne zaman istersek kullanabiliriz. Karşılığında halklarına sanayi siteleri, elektrik santralleri ve havaalanları sağlayarak politik durumlarını güçlendirirler. Bu arada, Amerikan mühendislik ve inşaat firmaları da inanılmaz derece zenginleşir.’’[4]

Hükümetlere manipüle edilmiş kalkınma raporları projeksiyonunda verilen borçlar, borç verilen ülkeyi iktisadi bir türbülansa sokarken ekonomik tetikçiler ülke yöneticilerini kolay hedef haline getirmişlerdir. Bu finansal bağımlılık, politik sadakat testlerine tabi tutulacaktır: BM oylarları, petrol ve diğer doğal kaynakların çıkarılması, askeri üs imtiyazları vs.

Nüfusunun çoğunluğu alınan borç altında ezilirken bir şirket sahibi (tek bir kişi yahut aile) bile çıkar sağlasa Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH)artışı gerçekleşmiş olacaktır. Zenginler daha da zenginleşirken, fakirler daha da fakirleşecek; en temel ihtiyaçları barınma, sağlık, eğitim gibi haklardan yararlanamayacaktır. Makroekonomik olarak bir ekonominin büyümesini sağlanırken sadece piramidin tepesinde oturan elitler zenginleşecek, refahlarını arttıracak; diptekiler için durum daha da aşağıya inmekten başka bir şey olmayacaktı.

Küresel İmparatorluk büyük ölçüde doların dünyada standart para birimi olarak kullanıldığı ve ABD darphanesinin bu parayı basmaya yetkili tek merci olmasına dayanır. ABD’nin bastığı paranın ardında altın desteği yoktur. Dolar basma gücü küresel imparatorluğa, diğerlerinin yanında hiçbir zaman ödenmeyecek borçlar vermeye devam edebilme ve yüksek miktarlarda borca girebilme esnekliği anlamına gelir.

Gerçek öykü, bir yalanı yaşamakta olduğumuzdur.

Bu yazı, 03.07.2016 tarihinde Zaman Gazetesinde yayımlanmıştır. (TMSF)

 

Atıfta bulunulan referanslar:

[i]  Beyaz Savaş – Türk Amerikan İlişkilerinde Afyon Sorunu; Çağrı Erhan

[ii] Amerikan İmparatorluğu tabiri Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları isimli eserinde John Perkins tarafından sıkça kullanılmaktadır.

[iii] Demokrasinin kesintiye uğradığı dönemlerde iktidara gelenler halka değil, çeşitli çıkar çevrelerine dayanırlar. Binlerce yıldır afyon yetiştiriciliğinin yapıldığı Türkiye’de, binlerce aile geçimini afyondan sağlıyordu ve devletin ciddi denetimi altında üretim gerçekleşiyordu. Buna vakıf hiçbir siyasetçi, ABD’nin Türkiye’den afyon üretimini yasaklaması konusundaki baskıları karşısında bir adım atmıyordu. Fakat müdahale sonrası haşhaş ekiminin yasaklanmasıyla ülke 450 milyon $ zarar edecek ve binlerce çiftçi işsiz kalacaktı. (Beyaz Savaş)

[iv] Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları

Ayrıca izlemenizi öneririm:

Senyerli

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir