Home Aktüalite Darbe: Millet Nasıl Başardı?
Darbe: Millet Nasıl Başardı?

Darbe: Millet Nasıl Başardı?

Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca, onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir…  [1]

Seslerin kesildiği, zamanın durma noktasına yaklaştığı, her şeyin, hiçbir şey olduğu anlar vardır. İşte bu anlar, milletlerin-o beraber olmaya ant içmiş yığınların[2], varlıklarını ve bu yer kürede temsil ettikleri tüm tarihi kodları yok etmeye kalkanlara karşı gösterdikleri mücadelenin resmedildiği tarihi anlardır.  O anlar ki, tarihin akıl almaz hızına karşı bir duruşu serdetmeniz gerekir. Durmak ile anlamak arasında hep kadim bir, anlam ilişkisi olmuştur. İşte burada, bu millette, Türkiye toplumunda bir kadim ariflik halinin tezahürleriyle karşı karşıyayız. Ne ben toprağın kara bağrına düşmüş, düşman karşısında sıradağlar gibi duranları anlatma cüretini kendimde görüyorum, ne de bu yazdıklarım tarih boyunca bu vatan uğruna kendini tarihe gömenlerin destanını anlatabilecek vaziyettedir.

Bu vatan,

Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır… [3]

Bir yola çıkarsınız… Çıktığınız yoldan emin iseniz eğer, gerisi sizin düşlerinizde yer tutmaz. Öğrenci olabilirsiniz, akademisyen olabilirsiniz, polis olabilirsiniz, asker olabilirsiniz, işçi olabilirsiniz, ev hanımı olabilirsiniz, isminizin önünde yer alabilecek tüm unvanlarınızı, varlıklarınızı, sevdiklerinizi bu çıktığınız yol münasebetiyle elinizin tersiyle itebilmiş olmaktır aslolan…

BN-OY378_TCOUP0_G_20160717125453O gece, o meş’um gecede yola çıkanlar, cepheden cepheyi sordular, ülke müdafaasında ben nerede bir gediği kapatabilirim, dediler. Tankı, topu, son teknoloji ile donanmış jetleri, uçakları, gemileri olan bir ordu[4] karşısında şimşek gibi çakmak, sel gibi coşmak; bu milleti, değerlerini tanımayanlar için bir film sahnesini andırabilir. Hayır! O gece oluk oluk kan aktı. İnsanlar ağır silahlar ve teknolojik kabiliyetler ile kendi vergileriyle donattıkları askerlerler[5] tarafından yaylım ateşine tutulmuşlar, tank topu atışları sonucunda hayatlarını feci bir şekilde kaybetmişlerdir.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaz-ı beşer…[6]

Bu memleket, bu millet, tarih boyunca hiçbir an ve dönemde müstemleke (işgal ülkesi, sömürge) olmamıştır. Hiç şüphesiz 15 Temmuz Darbe Girişimi Türkiye’yi;

  • Irak ve Suriye’deki istikrarsızlık ve bölünmüşlük tablosuna eklemlemek;
  • Devleti, seçilmiş hükümeti ve parlamentoyu ülkenin dört bir yanında mücadelenin devam ettiği IŞİD, PKK, DHKP-C gibi terör örgütlerine karşı mücadele veremez hale getirmek,
  • Ülkede iç savaş çıkartmak,
  • Türkiye’yi bir başarısız devlet [7] haline getirmeyi amaçlamaktaydı.

Bir halkın ölmeyi göze alarak tankların üzerine yürümesi, demokrasisine, bayraklara sarılarak, bayraklaşarak karşı çıkması dünya tarihinde görülmüş bir şey değildir. [8]

12 Eylül’de bizim çocuklar kazandı diyorlardı, çok şükür 15 Temmuz’da onların gayri meşru çocukları kaybetti.[9] İfadesiyle özetlenebilecek bu girişim, Fethullahçı Terör Örgütü ve militanlarının memleketimize ne denli zarar verebileceğini hiç şüpheye mahal bırakmadan göstermiştir. Bu örgütün yapılanması, gücü&etkisi ve en önemlisi ‘’tanımlanması’’ konusunda devlet erkinde (muhalefetiyle, iktidarıyla tüm kurumlarda) bir kafa karışıklığı söz konusu idi. Zihinler 15 Temmuz sonrasında, FETÖ konusunda netleşmiştir.

2016-07-25-partiliderlerikabul-04İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın bu durumu şöyle ifade etmişti: ‘’MİT saldırısına kadar muhalefetin dediğini biz fazla dinlemedik. Ama ondan sonra da 2011’den sonra da muhalefet bizim dediğimizi dinlemedi. Hele 17- 25 Aralık’tan sonra hiç dinlemediler.’’

15 Temmuz Darbesi ülkenin tüm milli unsurları tarafından püskürtülmüştür. Devlet, millet; iktidar, muhalefet; toplumun tüm kesimleri bu darbe girişimi karşısında kenetlenmiştir. Çanakkale Savaşında yazılan tarih, yeniden yazılmış ve Türkiye toplumu, ‘’Türkiye geçilmez!’’ diye haykırmıştır.

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor![10]

{Darbe yazı dizisi devam edecek.}

 

Atıfta bulunulan referanslar:

[1]  Bu vatan kimin? , Orhan Şaik Gökyay

[2]  Yığın, sosyolojide şöyle tanımlanır: Fiziksel olarak bir arada olmalarına rağmen, aralarında sosyal ilişki olmayan, tanışıklıktan yoksun insanlardan oluşur.

[3] Orhan Şaik Gökyay, age.

[4] Burada ordu, TSK içinde yuvalanmış darbeci FETÖ militanlarını tasvir etmek için kullanılmaktadır.

[5] Burada asker, TSK içindeki şerefli, Ömer Halisdemir gibi canını bu vatan uğruna vermekten kaçınmayan abide insanları değil; darbeci vatan hainlerini ifade etmek için kullanılmıştır.

[6] Çanakkale Şehitlerine, Mehmet Akif Ersoy

[7]  Failed state, uluslar arası ilişkiler jargonunda düşkün devlet, başarısız devlet anlamında kullanılmaktadır.

[8] AB Bakanı Ömer Çelik

[9] MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

[10] Mehmet Akif Ersoy, age.

Senyerli

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir