Home Akademik Küreselleşen dünyada,gelişen Türkiye’nin bilişim vizyonu
Küreselleşen dünyada,gelişen Türkiye’nin bilişim vizyonu

Küreselleşen dünyada,gelişen Türkiye’nin bilişim vizyonu

Teknolojik gelişmelerin sunduğu imkânların iletişim kültürüne yaptığı katkılar sayesinde yaşlı dünyamız “küresel bir köy”e dönüşmüş bulunuyor. Günümüzde “iletişim” olgusunun odaklandığı en temel ve yaygın alanın internet dünyası olduğu, artık tartışılmaz bir gerçektir. Dünyadaki tüm gelişmeleri bir bilgi havuzunda biriktiren internet platformu,  toplumların bilgiye en kısa sürede ulaşmasını sağlıyor. Şüphesiz ki bir önceki yüzyılın son çeyreğiyle kıyaslandığında bu durum, mutlak bir değişim hamlesine karşılık geliyor.  Bu değişimin olumlu anlamda bir gelişime dönüşmesinde, ancak bu değişimi takip edebilen toplumların söz hakları vardır.

İnternet, içinde bulundurduğu tarifi imkânsız bilgi varlığını, sürekli gelişmekte olan teknoloji çağında, bir tıklama ile önümüze seriyor. Yeri geldiğinde bilimsel araştırmalarımıza kaynak olurken, gündelik hayatımızda, sosyal medya ağları vasıtasıyla yakın çevremizle konuşmak, görüşmek imkânını cömertçe önümüze seriyor.

Ülkemiz, gündemi çok çabuk değişebilen bir ülke… Bu nedenle gelişmeleri an be an takip edebilmek,  internet imkânı ile oluyor.  Siyasetçiler,  sanatçılar,  iş adamları,  öğrenciler sosyal medya siteleri sayesinde birbirleri ile bütünleşebilmek ve sevdikleri insanları aktif olarak takip edebilmek imkânına internet vasıtasıyla erişebiliyor.  Kısacası, internetin kapsama alanı her geçen gün daha da genişlerken bireysel kullanımlar, artık toplumsal bir çerçeveye dönüşüyor. Bu açıdan bakıldığında bu kadar etkili bir unsur,  yararları ile birlikte zararlarını da bireyselden toplumsala dönüştürüyor.  Bizim gibi, büyük bir hızla gelişen, kendini yenileyen devletler ‘internet’ unsurunun toplumları üzerine etkilerini araştırmalı ve gereken tedbirleri almalıdır.

Ülkemiz, genç nüfus yoğunluğu fazla olan, dinamik ve gelişen bir ülke.  TÜİK verilerine göre nüfusumuzun yarısı, genç nüfus kategorisine girmektedir. 21. yüzyılda gençlerin en büyük uğraş alanının internet olduğunu düşünürsek, bilgi toplumu olma yolunda çok şanslı bir konumda bulunduğumuzu belirtmeliyiz. Yapmamız gereken, toplumumuza internet nimetini doğru ve güvenli olarak kullanmayı öğretmek. Bu durumda en büyük görev, devletimize ve sivil toplum kuruluşlarına düşmektedir. Devlet eliyle son 10 yılda teknoloji alanında büyük projelere imza atılmaktadır. İçinde bulunduğumuz yıldan itibaren 4 yıl içinde tüm Türkiye’nin ‘Eğitimde FATİH’ projesi kapsamında internetle buluşturulması amaçlanmakta, internetin ve bilişim gereçlerinin, tüm toplum katmanlarına yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Proje tamamlandığında ülkemizdeki tüm okullarda yüksek hızlı internet ile tablet bilgisayarlar öğrencilere verilmiş ve ülkemizin genç nüfusu internetle tanışmış, kaynaşmış ve bütünleşmiş olacaktır. ‘Fatih’ projesi, ülkemiz gençlerinin dünyadaki değişim ve gelişim dinamizmine tanıklık etmesini sağlayacak ve bu süreç,  beraberinde ülkemiz gençlerinin dünya ile entegre olmasını mümkün kılacaktır.

Ülkemizde sadece eğitim alanında değil, tüm alanlarda aktif bir yenilenme ve gelişme görülmektedir. E-Devlet uygulamasıyla halkımız kamu kuruluşlarında vakit harcamayarak internet erişiminin olduğu her yerde her türlü resmi işlerini halledebilmektedir. Kamu kuruluşlarında gördüğü aksaklıkları, yapılmasını talep ettiği düzeltmeleri internet ortamında ilgili kurumlara yazabilmektedir.  Hatta ve hatta Cumhurbaşkanlığı himayesinde yapılan ‘Cumhurbaşkanına Sorun’ uygulamasıyla devletin en yüksek makamına soru ve düşüncelerini internet yoluyla bizzat kendisi sunabilmektedir. Halkıyla doğrudan iletişime geçmiş bir yönetim perspektifi, kuşkusuz ki bilgi toplumu olma sürecine çok olumlu hizmetler sunacaktır.

İnternetin, sadece eğitim ve bilgi alanıyla sınırlı olmadığını belirtmiştik. Bireysel ve kurumsal birçok kullanıcı açısından internet ortamı,  bir ticaret dünyası işlevini de görmektedir. E-Ticaret uygulamaları ile sanal ortamda alışveriş imkânı oluşmakta, günümüz insanı için çok değerli olan zaman mefhumundan büyük tasarruf sağlanmaktadır. Evden dışarı çıkma imkanı olmayan engelli vatandaşlar, bu uygulamalar ile sıkıntı çekmeden, geniş ürün yelpazesi sayesinde istek ve tercihlerine göre alışveriş yapabilmektedirler.

Sanayi devriminden itibaren sürekli gelişen mekanik ve teknolojik imkânlar, bilgi toplumu kavramının ortaya çıkması sürecini beraberinde getirmiştir. Her geçen zaman diliminde yenilenen çalışma ortamları, toplum yapısı ve ihtiyaçlar, bilişim teknolojilerini doğurmuştur. Bilişim teknolojileri, toplumlarda sistematik düzen ve küresel bilgi vizyonunu ortaya çıkarmıştır.

Belirttiğimiz gibi ülkemiz, hızla gelişen ve genç nüfusa sahip dinamik yapısıyla bilgi toplumu olma yolundadır. Ve bu yolda emin adımlarla ilerlemektedir. Toplumumuzun bilgisayar ve internet olanaklarına ulaşma endeksleri gittikçe artıyor. Bu artış, sevindirici olmakla beraber, sürdürülebilir bir gelişme olması için bizleri daha çok çalışmaya teşvik etmektedir.  Ülkemizin bu hızlı gelişimi ve dönüşümünü iyi takip etmek kaçınılmaz bir görevdir. Bu bağlamda ‘Bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunumu’, ’Sosyal medya sitelerinde kimliği doğrulanmamış saldırılar’, ‘Ahlaki bozulmalara neden olan cinsel içerikli siteler’ gibi sorunlarla karşı karşıyayız. Bu tehlikelerden, sistemin ve toplumumuzun korunması için denetim organlarının oluşturulması gereklidir. Güvenlik tedbirleri açısından devlet birimlerimizde ‘Bilişim suçları ile mücadele’ çalışmaları sürdürülmektedir. Lakin teknolojinin hızla gelişimi, suçlarla ve suç odakları ile mücadele yöntemlerini hızla yenilememizi ve gelişen teknoloji ile entegre etmemizi gerektirmektedir. Bu çalışmalar, bilişim toplumunun ülkemizde oluşmasına ve gelişmiş bir Türkiye idealimizin gerçekleşmesine yardımcı olacaktır.

Kendini 2023’te dünyanın ilk 10 ekonomisinde görmek isteyen  bir Türkiye’nin,  bilişim  teknolojilerinin imkanlarından yararlanarak; dahası kendi bilişim teknolojilerini üreterek kalkınması; küresel gündemi iyi takip eden, bilimsel ve deneysel alanda dünyanın geldiği noktayı iyi analiz edebilen, vizyon sahibi bir genç nüfusu iyi yetiştirmekle mümkündür.

Genç nüfusumuzun eğitim düzeyi ve olanakları, bilgi toplumu olmamızda en önemli belirleyici unsurdur. Bu gelişimleri ve hedeflerimizi gerçekleştirebilmemiz açısından bizlere küresel bir dünyanın bilgi birikimini sunan internetin, kötü niyetli odaklarca planlı ve programlı gerçekleştirilen uygulamalarla, kötü bir etikete sahip olmasını engellemeliyiz. Kültürümüzde, karşı karşıya kaldığımız bu durumu özetler nitelikte bir söz bulunmaktadır: ‘Pire için yorgan yakmak’. Biz, bu kadar faydasına rağmen; önlenebilir, denetlenebilir zararları yüzünden internet gibi bir nimeti yakamayız, yakmamalıyız.

Unutmamalıyız ki değişimin gelişime dönüşmesinde, ancak bu değişimi takip edebilen toplumların söz hakları vardır. 

Senyerli

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir