Home Aktüalite Sorunlu Miras Irak
Sorunlu Miras Irak

Sorunlu Miras Irak

Türkiye ve çevresi şüphesiz insanlık tarihinin başladığı ve hararetle devam ettiği çok kıymetli topraklar üzerinde konumlanmıştır. Bu bağlamda Türkiye siyasetini ve dış politika kurgusunu anlamlandırmak adına komşu ve akraba toplulukları ve Osmanlı bakiyesi üzerinden inşa edilmiş devletleri anlamak ve yeni dönemde onları okuyabilmek önem arz etmektedir.

Doç.Dr. Mesut Özcan Hoca’nın Şubat 2003 yılında Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü yüksek lisans programında yazdığı tezin Küre Yayınları tarafından yayımlanan ‘’Sorunlu Miras: Irak’’ kitabı şüphesiz Irak’ı anlamak için önemli bir rehber, başucu kaynak olma niteliği taşımaktadır. Takdimini Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu’nun yaptığı bu eser, günümüz ulus devletinin sınır tanımlamasına dair kategorizasyon ile başlıyor. Kitaba dair önemli gördüğüm yerler ve notlarımdan bir kısmını sizinle paylaşmak isterim.

Birincisi, coğrafi ve tarihi arka planı itibariyle daha istikrarlı karaktere sahip olan, kalıcı temel unsurlara dayanan sınırlar. İkincisi ise konjontürel nitelik taşıyan sınırlar.

Irak, tarihi çerçeve itibariyle İran ve Anadolu siyasi yapıları arasında geçiş bölgesidir ve bu geçisin son denge belirleyici ikili ilişkisi Osmanlı-Safevi ilişkilerinde gözlemlenebilir. Jeokültürel özellikleri itibariyle de bakıldığında yine bu üç ülke kendi ait oldukları bölgenin minyatürü niteliğindedir.

Irak, bütün bölgeyi kendi içinde taşıyan, küçük Ortadoğu diye anılabilecek bir niteliğe sahiptir.

Kitapta, sınır meseleleri çok detaylı bir şekilde incelenmekle birlikte Irak’ın komşularıyla yaşadığı sınır problemleri de tek tek açıklanmıştır.

Frontier: En geniş anlamı ifade eden kavramdır. Sadece bir çizgi anlamına gelmez. Sınırların geçtiği yahut buluştuğu bölgeyi ifade eder.

Boundary: Kısıtlayıcı, sınırlayıcı anlamında kullanılır.

Border: Sınır çizgisi anlamına gelir. En dar anlamda kullanım, burada görülür.

Irak’ın en büyük kara sınır komşusu, 1458 kilometre ile İran’dır. Irak, 814 kilometre ile Suudi Arabistan, 605 kilometre ile Suriye, 331 kilometre ile Türkiye, 242 kilometre ile Kuveyt’e, 181 kilometre ile de Ürdün’e komşudur.

Musul, Bağdat, Basra eyaletlerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş ve başına da İngilizler tarafından Suriye’de başarılı olamayan Faysal getirilmişti. İngilizlerin amacı petrol zengini Musul bölgesini kontrol altında tutmak ve Basra Körfezi’ni kontrol ederek sömürge imparatorluğuna giden yollarda hâkimiyeti devam ettirmekti.

Kitapta en çok ilgimi çeken ve istifade ettiğim konu Irak-Kuveyt ilişkisi oldu. Mesut Özcan Hoca, bu ilişkiyi, tezinde tarihi derinlik katarak açıklıyor.

Uluslararası sulara ciddi bir çıkışı olmayan tek büyük petrol ihracatçısı ülke olan Irak, bu petrolü ihraç edebilmek için Suudi Arabistan, Suriye ve Türkiye gibi komşularına ihtiyaç duymaktadır.

Dış politikada Irak’ın önceliği Basra Körfezi ile ilgili olmuştur. Arap ülkeleri ve bazı Arap akademisyenler bu körfezi Arap Körfezi olarak nitelendirmiştir.

 

Senyerli

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir